CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR
Cinsel ilişki sırasında hasta olan kişinin genital bölgesindeki doku veya sıvılarda bulunan hastalık etkeni, partnerin genital bölgesi yoluyla karşıdakinin vücuduna girer ve değişik türden hastalıklara yol açar. HIV (AIDS virüsü), hepatit B virüsü ve Frengi mikrobu cinsel ilişki dışında kan yolu ile de bulaşabilir. Virüs, mikrop veya parazit vücuda girdikten sonra ilk şikayetlerin ortaya çıkması için bir kuluçka süresi gerekir. Bu süre hastalığa göre, 48 saat kadar kısa olabileceği gibi birkaç yıl bile sürebilir. Bu sürenin sonunda hastalık genital bölgede veya idrar yolunda akıntı, idrar yaparken yanma, sık idrar, idrar zorluğu, kasık ve yumurtalık ağrısı ile şişlik ve bezeler, genital bölgede siğil veya yara oluşması ve kaşıntı veya kanama ile kendini gösterebilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bazen belirti yoktur ya da kişiyi rahatsız etmeyecek kadar hafif belirtileri olabilir. Özellikle kadınlarda bazen hiç belirti görülmez. Bu kişiler tedavi edilemedikleri için farkında olmadan hastalığı bir diğer kişiye kolaylıkla bulaştırabilirler yani taşıyıcı olabilirler. Hatta hiçbir zaman hasta olmadan sadece taşıyıcı olabilirler.
Bugün için 40’dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık bilinmektedir. En sık rastlanılanları:
HIV enfeksiyonu (AIDS)
Kondilom / Siğil (HPV)
Genital herpes
Hepatit B
Bel soğukluğu (Gonore)
Sifilis (Frengi)
Klamidya
Ureaplasma
Kandida (Mantar)
Trikomonas
Gardnerella
Yumuşak şankr
Granuloma inguinale
Lenfogranuloma venereum
Özellikle, HIV enfeksiyonu, hepatit B, sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu), herpes ve klamidya adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine bulaşabilir. Kadın veya erkekte kısırlık, düşük, yeni doğan bebeklerde görülen bazı enfeksiyonlar, dış gebelik, genital organ kanserleri ve hatta ölüm bu tür hastalıklar sonucu oluşabilir.
Cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olanların HIV (AIDS virüsü) ile enfekte olma olasılığı daha yüksektir. Günümüzde kullanılan modern tanı yöntemleri ile hastalıklı bölgeden alınan sıvı ve/veya doku örneklerinin ayrıntılı incelemesi ile tanı kısa sürede konulabilmekte ve bu hastalıklar büyük oranda tedavi edilebilmektedir. Unutulmaması gereken nokta partnerlerden birisi için uygulanacak ilaç tedavisini diğer partnerin de kullanması gerekliliğidir.
Günümüzde gelişmiş toplumlar başta olmak üzere tüm dünyada ruhsal ve bedensel olarak sağlıksız kişilerin ortaya çıkmasına neden olan cinsel yolla bulaşan hastalıklarla en doğru mücadele şüphesiz ki bu hastalıklardan korunmak olacaktır. Son yıllarda cinsel ilişkiye başlama yaşının küçülmesi, partner sayısının fazlalığı, evlilik öncesi ve evlilik dışı ilişkilerin artması ve ilişkilerde prezervatif kullanımına önem verilmemesi, cinsel ilişki ile bulaşan hastalıkların artmasına neden olmuştur. Toplumların bu konuda bilinçlendirilmesi ve cinsel partnerin titizlikle seçilmesi ile prezervatif kullanımının yaygınlaştırılması; önlemi kolay ancak kontrolü zor olabilen bu hastalık zincirini daha ilk halkasından kıracaktır.
Sorunun gerçek boyutları birçok ülkede tam olarak bilinmemektedir. Ancak her yıl dünyada 250 milyondan fazla kişinin cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalığa yakalandığı tahmin edilmektedir. Yaklaşık bir hesapla, bu sadece İstanbul’da günde 2 bin kişi demektir.
Doç. Dr. Deniz ERSEV
Üroloji Uzmanı
Sayfa Başı